×

Schengen ve enerji rekabeti Kıbrıs’taki bölünme tartışmasını yeniden gündeme taşıdı

Schengen ve enerji rekabeti Kıbrıs’taki bölünme tartışmasını yeniden gündeme taşıdı

Kıbrıs Ekonomi Derneği Başkanı Ioannis Tirkides, Doğu Akdeniz’de son yıllarda değişen güvenlik ve enerji dengeleri ile Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlüğün adayı giderek daha kırılgan bir konuma sürüklediğini savundu.

Tirkides, Cyprus Mail’de yayımlanan analizinde, 2017’deki Crans-Montana görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından tarafların pozisyonlarını daha da sertleştirdiğini belirtti. Tirkides’e göre bu durum, Kıbrıs sorununun yanı sıra Doğu Akdeniz’deki güvenlik ve enerji rekabetinin de daha karmaşık hale gelmesine neden oldu.

Güvenlik politikalarında karşılıklı sertleşme

Tirkides, Ankara ve Kıbrıs Türk liderliğinin son dönemde egemen eşitlik ve iki devletli çözüm yaklaşımını öne çıkardığını, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ise ABD, Fransa, Yunanistan ve İsrail ile savunma alanındaki ilişkilerini geliştirdiğini ifade etti.

Analizde, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin NATO üyesi olmamasına rağmen Batılı ülkelerle askeri iş birliğini artırmasının bölgede bir güvenlik dengesi oluşturduğu algısının ortaya çıkabileceği savunuldu.

Tirkides, bunun gerçek anlamda bir savunma garantisi sağlamadan bir “caydırıcılık yanılsaması” yaratabileceğini öne sürdü.

Türkiye’nin ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Batı ile geliştirdiği ilişkileri kendi güvenlik perspektifinden değerlendirdiğini belirten Tirkides, Ankara’nın kuzeydeki askeri kapasitesini ve altyapısını güçlendirdiğini iddia etti.

Enerji iş birlikleri gerilimi artırıyor

Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliklerinin de güvenlik politikalarıyla giderek daha fazla iç içe geçtiğini belirten Tirkides, Doğu Akdeniz Gaz Forumu ile İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ve ABD arasındaki 3+1 mekanizmasına dikkat çekti.

Tirkides, bölgedeki doğal gazın Türkiye’nin dahil olmadığı güzergâhlar üzerinden, özellikle Mısır’daki sıvılaştırma tesisleri aracılığıyla Avrupa pazarına taşınmasına yönelik planların Ankara tarafından farklı bir güvenlik perspektifiyle değerlendirildiğini savundu.

Bu politikaların Türkiye’yi bölgeden uzaklaştırmak yerine Ankara’nın “Mavi Vatan” yaklaşımını daha fazla öne çıkarmasına ve askeri altyapının güçlendirilmesine yol açabileceği görüşünü dile getirdi.

Schengen konusunda bölünme uyarısı

Analizde, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Schengen Bölgesi’ne katılım ihtimali de değerlendirildi.

Tirkides, ara bölgedeki geçiş noktalarının Schengen kuralları kapsamında nasıl ele alınacağı konusunda uzlaşma sağlanamaması halinde, geçiş noktalarında daha katı uygulamaların ortaya çıkabileceğini ve bunun adadaki bölünmüşlüğü daha da derinleştirebileceğini savundu.

Kapalı Maraş’ın kısmen açılması ve kuzeyin Türkiye ile altyapı alanındaki bağlarının güçlenmesinin de federal çözüm açısından yeni sorunlar yarattığını ileri sürdü.

“Son ve kritik bir fırsat”

Tirkides, BM Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs konusunda yeniden başlattığı 5+1 sürecini, mevcut gidişatı değiştirmek açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdi.

2017’de Crans-Montana’da sona eren müzakere sürecinde ortaya konulan temel çözüm parametrelerine geri dönülmemesi halinde alternatifin yalnızca mevcut statükonun devamı olmayacağını savunan Tirkides, bölgesel güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte Kıbrıs’taki bölünmenin daha kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Tirkides, tarafların mevcut diplomatik fırsatı değerlendirmemesi halinde adadaki çözüm perspektifinin daha da zayıflayabileceği görüşünü ortaya koydu.

Yorum gönder