Filo Jet soruşturmasında çarpıcı detaylar: Geminin 12 yıl önce kaza yaptığı araştırılıyor
Özgür Gazete’den Pınar Barut’un mahkemeden aktardığı bilgilere göre, FİLO JET soruşturmasında geminin sefer izinleri, yaklaşık 12 yıl önce Türkiye’de karıştığı öne sürülen kaza, mürettebatın olay anındaki tutumu ve kamu görevlilerinin sorumluluğu mercek altına alındı. Türk Loydu belgelerini Rıhtım Amiri Bekir Hürdeniz ile Limanlar Girne Bölge Sorumlusu Metin Ormancıoğlu’nun görüp onayladığı mahkemeye aktarılırken; şirket direktörü Ali Özdülger, birinci ve ikinci kaptan, baş makinist, yardımcı baş makinist ile dört mürettebattan oluşan 9 zanlının 3 gün tutuklu kalmasına emir verildi.
Girne açıklarında alabora olan FİLO JET’le ilgili soruşturmada mahkemeye aktarılan bilgiler, geminin teknik ve sefer belgelerinden yaklaşık 12 yıl önce Türkiye’de karıştığı öne sürülen kazaya kadar birçok önemli başlığı gündeme taşıdı.
Tahkikat polisi, söz konusu eski kazaya ilişkin resmi belgenin henüz temin edilmediğini ancak Türkiye merkezli araştırmaların sürdüğünü açıkladı.
GEMİ 3 METREYE KADAR DALGA YÜKSEKLİĞİNDE SEFER YAPABİLİYORDU
Yargıcın, FİLO JET’in uluslararası yolculuk yapıp yapamayacağı ve izinlerin hangi makamlar tarafından verildiği yönündeki sorusu üzerine tahkikat polisi, geminin 3 metreye kadar dalga yüksekliği bulunan denizlerde sefere çıkabileceğine ilişkin geçerli belgesi bulunduğunu söyledi.
Polis, uluslararası seferle ilgili belgelerin Türk Loydu tarafından düzenlendiğini, hava koşulları açısından ise Meteoroloji Dairesi verilerinin dikkate alındığını mahkemeye aktardı.
Türk Loydu’ndaki belgelere Erman Ülker’in onay verdiği, geminin son olarak 2 Haziran 2026 tarihinde denetlendiği ve geçerli belgesinin bulunduğu belirtildi.
BELGELER EMEKLİ LİMAN MÜDÜRÜNE İNCELETİLDİ
Yargıcın, belgelerin uygun olduğu kanaatine nasıl varıldığını sorması üzerine polis, daha önce Limanlar Müdürlüğü yapmış emekli bir bilirkişiye tüm belgelerin gösterildiğini açıkladı.
Bilirkişinin, mevcut izinler açısından geminin sefere çıkmasına engel bulunmadığı yönünde görüş verdiği kaydedildi.
Polis ayrıca izin belgelerinde imzası bulunan kişilerden ifade alınacağını ve benzer tecrübeye sahip ikinci bir bilirkişinin de görüşüne başvurulacağını belirtti.
POLİS: 12 YIL ÖNCE TÜRKİYE’DE KAZA YAPTIĞINA İLİŞKİN BİLGİ VAR
Duruşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri geminin geçmişine ilişkin oldu.
Yargıcın, “Bu gemi daha önce bir kazaya karıştı mı?” sorusuna polis, henüz resmi evrakla doğrulanmamış olmakla birlikte geminin yaklaşık 12 yıl önce Türkiye’de bir kazaya karışarak hasar gördüğüne ilişkin bilgi bulunduğunu söyledi.
Geminin daha sonra tamir edildiği, 2024 yılında Filojet şirketi tarafından satın alındığı ve gerekli izinlerin ardından Kıbrıs-Taşucu hattında çalışmaya başladığı belirtildi.
Konuyla ilgili Türkiye merkezli araştırmaların devam ettiği kaydedildi.
KKTC’DEKİ ONAY SÜRECİ DE SORUŞTURULUYOR
Mahkemeye aktarılan bilgilere göre KKTC makamları, geminin geçerli belgelerinin yanı sıra filika, can salı, can yeleği ve diğer güvenlik ekipmanlarını kontrol ederek uygunluk işlemlerini gerçekleştiriyor.
FİLO JET için KKTC makamlarınca düzenlenmiş uygunluk belgesi bulunduğu ancak bu belgenin verilme sürecinin de soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi.
Türk Loydu belgelerini Rıhtım Amiri Bekir Hürdeniz ile Limanlar Girne Bölge Sorumlusu Metin Ormancıoğlu’nun görüp onayladığı mahkemeye aktarıldı.
CAN KURTARMA EKİPMANLARI YETERLİ BULUNDU
Müdafaa avukatlarının soruları üzerine tahkikat polisi, yapılan ilk incelemelerde gemide bulunan can kurtarma ekipmanlarının sayı bakımından yeterli olduğunun tespit edildiğini söyledi.
Savunma, gemide her biri yaklaşık 100 kişilik kapasiteye sahip dört can salı bulunduğunu ve toplam kapasitenin yaklaşık 400 kişiye ulaştığını belirtti.
“YOLCULAR SU GELDİĞİNİ SÖYLEDİ, GEMİ GERİ DÖNMEDİ”
Soruşturmada şirket direktörü, kaptanlar ve makinistlerin olay anındaki sorumlulukları da gündeme geldi.
Polis, görüntülerde yolcuların gemiye su geldiği yönünde uyarılarda bulunduğunun görüldüğünü, buna rağmen geminin geri dönmeyerek seyrine devam ettiğini ve daha sonra hasar alarak battığını söyledi.
MÜRETTEBATIN YOLCULARI YÖNLENDİRMEDİĞİ İDDİASI
Bazı yolcu ifadelerinde, gemi yan yatmaya başladıktan sonra yolculara can yeleklerinin yeri ve nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda yeterli yönlendirme yapılmadığı iddiasının bulunduğu belirtildi.
Müdafaa avukatları ise bazı mürettebatın yolculara yardım ettiğinin görüntülerde görüldüğünü savundu. Polis de zanlılardan bazılarının yolculara yardım ettiğini gösteren görüntülerin bulunduğunu kabul etti.
KAPTANIN BELGESİ RESMİ YAZIŞMAYLA İSTENDİ
Kamuoyunda tartışılan kaptanlık belgesi de mahkemede gündeme geldi.
Polis, kaptanın resmi yeterlilik belgesinin temini amacıyla yazışma yapıldığını, kişinin uzun süredir kaptanlık yaptığının ise tespit edildiğini açıkladı.
9 ZANLIYA 3 GÜN TUTUKLULUK
Savcılık, olayın toplumda büyük infial yarattığını ve yapılan uyarılara rağmen geminin seyrine devam ettiği iddiasını gerekçe göstererek ilk 9 zanlı için 3 gün tutukluluk talep etti.
Mahkeme; şirket direktörü Ali Özdülger, birinci ve ikinci kaptan, baş makinist, yardımcı baş makinist ile dört mürettebattan oluşan toplam 9 zanlının 3 gün süreyle tutuklu kalmasına emir verdi.
3 HİSSEDAR VE 2 KAMU GÖREVLİSİ İÇİN TUTUKLULUK TALEP EDİLMEDİ
Şirket hissedarları Sadık Akyüz, Ramazan Akyüz ve Harun Ervın hakkında savcılık ve polis tarafından tutukluluk talep edilmedi.
Rıhtım Amiri Bekir Hürdeniz ile Limanlar Girne Bölge Sorumlusu Metin Ormancıoğlu için de tutukluluk talebinde bulunulmadı.
Hürdeniz, mahkemede kendisine söz verilmesi üzerine doğrudan izin verme yetkisinin bulunmadığını ve karar merkezinin Mağusa’da olduğunu söyledi.
Mahkeme, hissedarlar ve kamu görevlileriyle ilgili soruşturmanın süratle tamamlanarak sonucunun mahkemeye aktarılmasına emir verdi.
Polis ayrıca soruşturma kapsamında 100’ün üzerinde yeni ifade alınacağını, gemide su altı teknik incelemelerinin devam edeceğini ve kusuru tespit edilen başka kişiler bulunması halinde yeni tutuklamaların da gündeme gelebileceğini açıkladı.



Yorum gönder